Scroll to top
© 2017, Norebro theme by Colabr.io

Başvurulu ve Fıtıklı

”En kötü seçim; kararsız kalmaktan iyidir.” dedi bir arkadaşım ve bu cümle ile harekete geçtim. Bu yazıda freelance iş mantığı, ve müşteri potansiyelinden  bahsedeceğim. + olarak ”İş Başvuru” sürecimden bahsedeceğim.

Bazı zaman oluyorki evde pineklemekten kendimi yiyip bitiriyorum. Bazı zaman oluyorki:

  • ”-Onun Deadline süresi ne zamandı?”
  • ”Şu müşterinin sunumunu yetiştirmem lazım!”
  • ”Saat 3’te Skype görüşmesi var!” derken zamanın nasıl aktığının farkına varamıyorum.

İşte şu son haftalar bu vaziyetteyim. Aslında hoşuma gitmiyor değil. Ama bu hoşlaşmanın birde kötü yanları var birazdan aşağı dökülecek bunlar öhöm!

Behance hesabımda paylaştığım projeler sayesinde Hong Kong’dan hem arkadaş hemde bir müşteri kazandım. Markalama ile birlikte ”karakter tasarımı” üzerine çalışıyoruz. Doooiiinnngg!! İşte burada bir sorun var. Oda şu ki: Üniversite eğitim hayatım boyunca ”en” korktuğum şeydi karakter tasarlamak. Yazık Soner Hoca Bey benden ne çekmişti!

Fakat bir şey öğrendim ki iş başa düşünce öyle bir yapıyorsunuz ki! Her şey istemekle bitiyor. Çok iyi olmasada başardım bence. Müşteri gizliliğinden ötürü projeden detay veremiyorum. Eğer anlaşma sağlarsak projenin tüm detaylarını sizlerle paylaşacağım. Çok keyifli çünkü…

Her yaptığım projeden az-çok demeden yeni şeyler öğreniyorum. Program bilgisinden tutunda, baskı sürecine ve en önemlisi müşteri ilişkileri… Mesela bu projede tam anlamıyla ”resmi bir mail” nasıl yazılır? Nasıl hitap edilir? Fazlalık cümlelerden nasıl kurtulurum gibi ciddi anlamda hayat kurtaran şeyler kaptım!

Bu projenin dışında biliyorsunuz ki geçtiğimiz yaz Ankara’da bir süre çalışma fırsatı bulmuştum. Yeni proje, bulunduğum Plaza’da çok sevdiğim bir abimin telefonu ile başladı . Çok keyfili ilerliyor. Yine markalama yapıyoruz. Öhömm! Yakın zamanda görürsünüz gibi geliyor. Bu birazcık daha net ilerliyor. Neyse buraya kadar her şey mükemmel! Gelin gelelim birde bunun cacık kısmına…

Freelance iş yapıyorsanız eğer:

  • Eve bağlı kalmak durumundasınız. Hatta şöyle yapın kendinizi kelepçeleyin abi. Heleki bulunduğunuz ilde adam gibi çalışabileceğiniz bir cafe, kütüphane yoksa!
  • Sürekli online olmalısınız! Telefonunuz her daim açık olacak… WhatsApp ise bir ömür…
  • Yaptığınız işleri direkt birebir anlatamadığınız için açıklamaları oldukça detay vererek, anlaşılır cümleler kurmalısınız. Müşterinin takıldığı noktalara süpersonik bir hızla cevap vermelisiniz.

Okey! Tüm bunları yaptık. Peki ya müşteri…

Sizi vezirde eder sefilde… Ben genelde sefil olmayı tercih ediyorum. Sürekli olarak duyduğum: Hemen geri döneceğim, incelemeler yapılıp size geri döneceğiz Mut bey!, hemen arayacağız vs. şeyler. Saatlerceyi geçtim, günlerce beklemek çok sıkıcı. Birde öyle bir an geliyorki en olmadık zamanlarda ”ee biz şunun şöyle olmasını istiyoruz” gibi bir cümleyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Müşteri eğer problemli ise bekletme şansınız yok.(Şimdiye kadar 1 defa yaşadım böyle bir durum) Gel abi fıtık olalım şurada!

Benim görüş ve deneyimlerim bu yönde. Varsa aranızda tavsiyede bulunacak bir babayiğit aşağıda yoruma alayım Çünkü bende hata yapıyor olabilirim.

Gel gelelim ”İş Başvurusu”na. Pinquitte’nin planner’ı sayesinde başvurmak istediğim ne kadar yer var hepsini listeleyip, günlere böldüm. Sırasıyla başvuruya başladım. Akıllanmadım Ankara’ya yeniden başvurdum. Bu sefer gözümü yükseklere diktim. Belli mi olur? Sonra İzmir’e. İzmir tayfa el kaldırsın! Sonrada İstanbul…

İş başvurusu yapacak karşlerime tavsiye olsun diye mail de yazdığım paragrafı şuraya iliştiriyorum:

Merhaba,

Mayıs 2018’de Grafik bölümünden mezun oldum.  Ekibinize katılıp, sizlerle çalışıp, yeni ve yaratıcı projeler üretmekten mutluluk duyacağım. Aşağıdaki linkte Online Portfolyom, CV’im ise ektedir. Olumlu yada olumsuz geri dönüşünüzü bekliyor olacağım. 

İyi Çalışmalar dilerim.

Saygılarımla;

Mutluhan TURHAN

Online Portfolyo: https://www.behance.net/luhanmut

Mesleğim genel olarak İstanbul’da. Fakat n’lur İstanbul olsun diye kudurmuyorum. Aslına bakarsanız İzmir olsa daha çok isterim. Önceden fikrim tam tersiydi. Şimdi değişti. Tek dileğim nerede ”mutlu” olacaksam orada yaşamak ve hayatımı kurmak istiyorum. İş bulamıyorum diye kendimi yiyipte bitirmiyorum. Bu günlerimin tadını çıkarıyorum. O aptal kararsızlık evresini atlatalı çok oldu. Güzelde oldu!

Bu boşlukta, çok güzel bir diyet ve spor programına başladım. Karşılığınıda hayli hayli alıyorum. Diyeceğim o ki bomba gibi geliyorum. Bu arada Spotify için önceki yazıda liste yaparım demiştim üye oldunuz mu ? Şuraya bırakıyorum : https://open.spotify.com/user/11180696303/playlist/2Gc38PZ15d9flmR9jRpQYO?si=wWWdyPt4SM-_5rRQBTUo-Q

Şimdilik yazının sonuna geldik. Tekrar geleceğim kısa sürede ama sizde bu sırada yoruma gelin 😀

Related posts

Post a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir